Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
16 Ocak 2011 Pazar
MİNYATÜR KALE: BİR LİVERPOOL EVERTON DERBSİ DAHA
MİNYATÜR KALE: BİR LİVERPOOL EVERTON DERBSİ DAHA: "Maç öncesi atmosfer harikaydı. Uzun bir aradan sonra Liverpool taraftarını böyle gördüm. Sanki yeniden doğmuş gibiydiler. Kenny Douglish'in ..."
BİR LİVERPOOL EVERTON DERBSİ DAHA
Maç öncesi atmosfer harikaydı. Uzun bir aradan sonra Liverpool taraftarını böyle gördüm. Sanki yeniden doğmuş gibiydiler. Kenny Douglish'in yüz ifadesi bir çocuğun heyecanını yansıtıyordu sanki. Eski günleri aklına gelmiştir herhalde.
Liverpool maça çok iştahlı başladı. Özellikle Torres müthişti. Fizik olarakda ayakta kalmayı başarıyordu. Geçen seneden hatıralar canlandırıyordu Liverpoolluların gözlerinde. Direkten dönen şutunda birçok kişi neden yanındakine pas atmadığını eleştirebilir. Ama ence o an doğruolan Torres'in yaptığıydı. İkili mücadeleyi kazanmış sonra bir çalım attıktan sonra o golü kendisinin atmak istemesi kadar doğal bir şey olamazdı. Metreles ilk yarını adamıydı. Adeta takımı sırtlıyordu. Hem defansif hem ofansif üstüne düşen görevi fazlasıyla yaptı. İlk yarıda Fellaini'nin etkisiz kalmasının nedeni Metreless'in performansıydı. Çok sfor sarf eden Metreless ikinci yarıda oyundan düştü. Douglish onu oyundan almakta biraz gecikti.

İkinci yarıda Everton duran toptan bulduğu golle hızlı başladı. O gol olmasaydı ikinci gol için bu kadar hırslı olurlar mıydı şüpheli. Agger'in yerine Kyrigiakos'un girmesi bana pek anlamlı gelmedi. Sakatlıkvarsa buna saygı duyarım ama sakatlık yoksa bu çok yanlş bir hamleyi. Everton'ın iinci gülünde Kyrigiakos'un hatası vardı. Orda o şutu çektirmemeliydi. Bu golden sonra Everton geri çekilmeye başladı. Bu, Liverpool'un işine geldi. İlk yarıdaki Liverpool geri dönmüştü. Penaltıda Kuyt ile eşitliği sağladılar ve maç nöyle bitti.
Maçın adamı seçilen Kuyt gerçekten de müthiş oynadı. Liverpool'un en kaliteli ve sürekliliği olan oyuncusuydu. Elinden geleni sahaya koydu. Ama bence maçın adamı Kuyt değil Fellaini'ydi. Genelde uzun boylu oyuncular klas ayaklara sahip değildirler. Ama Fellaini istisnalardan biri. Bütün pas bağlantılarını sağlayan oyuncuydu. Sağ, sol, arka, ön neresi varsa her yerde ayak izlerine rastlamak mümkündü. Belçika futbolunun yeni yıldızı mutlaka o olacak. O saçlarını da kısaltsa daha da iyi olacak aslında.
Derbiye yakışır bir maç oldu. Liverpoolözellikle ilk yarıda çok etkindi. Liverpool'un kazanmasını çok isterdim. Sırf Kenny Douglish'in maç öncesi romantikliğini ortaya çıkaran durumu için.
Liverpool maça çok iştahlı başladı. Özellikle Torres müthişti. Fizik olarakda ayakta kalmayı başarıyordu. Geçen seneden hatıralar canlandırıyordu Liverpoolluların gözlerinde. Direkten dönen şutunda birçok kişi neden yanındakine pas atmadığını eleştirebilir. Ama ence o an doğruolan Torres'in yaptığıydı. İkili mücadeleyi kazanmış sonra bir çalım attıktan sonra o golü kendisinin atmak istemesi kadar doğal bir şey olamazdı. Metreles ilk yarını adamıydı. Adeta takımı sırtlıyordu. Hem defansif hem ofansif üstüne düşen görevi fazlasıyla yaptı. İlk yarıda Fellaini'nin etkisiz kalmasının nedeni Metreless'in performansıydı. Çok sfor sarf eden Metreless ikinci yarıda oyundan düştü. Douglish onu oyundan almakta biraz gecikti.
İkinci yarıda Everton duran toptan bulduğu golle hızlı başladı. O gol olmasaydı ikinci gol için bu kadar hırslı olurlar mıydı şüpheli. Agger'in yerine Kyrigiakos'un girmesi bana pek anlamlı gelmedi. Sakatlıkvarsa buna saygı duyarım ama sakatlık yoksa bu çok yanlş bir hamleyi. Everton'ın iinci gülünde Kyrigiakos'un hatası vardı. Orda o şutu çektirmemeliydi. Bu golden sonra Everton geri çekilmeye başladı. Bu, Liverpool'un işine geldi. İlk yarıdaki Liverpool geri dönmüştü. Penaltıda Kuyt ile eşitliği sağladılar ve maç nöyle bitti.
Maçın adamı seçilen Kuyt gerçekten de müthiş oynadı. Liverpool'un en kaliteli ve sürekliliği olan oyuncusuydu. Elinden geleni sahaya koydu. Ama bence maçın adamı Kuyt değil Fellaini'ydi. Genelde uzun boylu oyuncular klas ayaklara sahip değildirler. Ama Fellaini istisnalardan biri. Bütün pas bağlantılarını sağlayan oyuncuydu. Sağ, sol, arka, ön neresi varsa her yerde ayak izlerine rastlamak mümkündü. Belçika futbolunun yeni yıldızı mutlaka o olacak. O saçlarını da kısaltsa daha da iyi olacak aslında.
Derbiye yakışır bir maç oldu. Liverpoolözellikle ilk yarıda çok etkindi. Liverpool'un kazanmasını çok isterdim. Sırf Kenny Douglish'in maç öncesi romantikliğini ortaya çıkaran durumu için.
5 Kasım 2010 Cuma
MİNYATÜR KALE: ... SPOR KULÜBÜ İLKOKULU
fenerbahceMİNYATÜR KALE: ... SPOR KULÜBÜ İLKOKULU: "Ülkemizde sporcu yetiştirme konusunda çok büyük eksikliklerimiz olduğu artık aşikar. Temel mesele eğitim sistemimiz. Çocuklar ya okulu ya da..."
... SPOR KULÜBÜ İLKOKULU
Ülkemizde sporcu yetiştirme konusunda çok büyük eksikliklerimiz olduğu artık aşikar. Temel mesele eğitim sistemimiz. Çocuklar ya okulu ya da sporu seçmek zorunda kalıyor. Ders saatleri ile antreman saatleri uyumlu değil. Antreman tutkusu ağır basanlar yavaş yavaş okuldan uzaklaşıyor ve en sonunda okulu tamamen bırakıyor. Bu durum çok feci sonuçlara yol açmaktadır. Okulu tercih edenler çok fazla derse yoğunlaşıyorlar. İlkokuldan itibaren dersanelerde sürünüyorlar. Ne sosyal yaşam kalıyor ne de yorum gücü. Konuları, formülleri ezberlemekten beyinleri sulanıyor. Kendi düşünce sistemini oluşturamıyorlar ve toplumda pasif kalıyorlar. Sporcu olmayı tercih edenler ise sabah akşam idman yaptırıyorlar. Tamam yapılsın ona sözümüz yok. Fakat genel kültürleri de geliştirilmiyor. Yüzde 80-90 ı kitap okumuyor. Antreman dışında fazla ilgilenilmiyor. Az birşey parayı(!) bulunca da en pahalı araba nerede onu araştırıyorlar. Karl Marx'ı tanıyan kaç sporcu özellikle de futbolcu var acaba Türkiye'de.
Çok da önemli olmasa da birkaç fikir ortaya atmak istiyorum. Mesela, profesyonel futbol takımlarımız altyapıları baştan ele alınsa. Bütün Profesyonel takımlarımız devletle işbirliği yaparak ilkokul açmalı. Fenerbahçe Spor Kulübü İlköğretim Okulu ismi kulağa hoş gelmez mi? Yalnızca kulağa hitap etmemeli tabii. Milli eğitim müfredatının neredeyse tamamı aynen uygulanmalı.İlkokulda alfabeyi öğretirken futbol,basketbol, atletizm vs spor dallarının temel bilgilerinin öğretildiği dersler de açılabilmeli. Örneğin, ofsayt, ribaund vb spor terimlerinin tanımları öğretilebilir. İleleyen sınıflarda sayısal bilgiler öğretilir. Penaltı noktası kaleye kaç metre uakta, üçlük çizgisi potaya ne kadar uzakta, futbol sahasının genişliği kaç cm vs.
İlkokul 5. sınıfa kadar beden eğitimi dersi değil de antreman saatleri oluşturulur. Bu derslerde herşey uygulamalı olarak anlatılır. Zaten 12 yaşına kadar bir çocuğun hangi spor dalıunda hevesli ve yetenekli olduğu da anlaşılabilir. Ailesi ile ortaklaşa işler yapılur. 5. sınıfatan sonra da herkes istediği dalı seçer ve o dalda ayrıntılı olarak bütün bilgileri alır ve antreman saatlerinde de kendini geliştirir.Mesela futbolu seçenler matematik fen bilimleri dersiyle beraber 4 3 3 nasıl bir dizilişe sahip teknik direktör alan savunması yapın dediği zaman oyuncular nasıl dizilir gibi bilgileri tahtada görse ve tartışsa güzel olmaz mı?
Lise zamanı geldiğinde de bu uygulamalar sistemli bir şekilde devam ettirilebilse hem bilgili hem dünya görüşü hem de iyi hocalarla birlikte iyi futbolcular yetiştirebiliriz. İşin maliyetine gelince. Eğer sürekli bir başarı istiyorsak bu paraları vermek zorundayızç Bir kere verelim geleceğimizi kazanalım.
SAMET KOÇ
Çok da önemli olmasa da birkaç fikir ortaya atmak istiyorum. Mesela, profesyonel futbol takımlarımız altyapıları baştan ele alınsa. Bütün Profesyonel takımlarımız devletle işbirliği yaparak ilkokul açmalı. Fenerbahçe Spor Kulübü İlköğretim Okulu ismi kulağa hoş gelmez mi? Yalnızca kulağa hitap etmemeli tabii. Milli eğitim müfredatının neredeyse tamamı aynen uygulanmalı.İlkokulda alfabeyi öğretirken futbol,basketbol, atletizm vs spor dallarının temel bilgilerinin öğretildiği dersler de açılabilmeli. Örneğin, ofsayt, ribaund vb spor terimlerinin tanımları öğretilebilir. İleleyen sınıflarda sayısal bilgiler öğretilir. Penaltı noktası kaleye kaç metre uakta, üçlük çizgisi potaya ne kadar uzakta, futbol sahasının genişliği kaç cm vs.
İlkokul 5. sınıfa kadar beden eğitimi dersi değil de antreman saatleri oluşturulur. Bu derslerde herşey uygulamalı olarak anlatılır. Zaten 12 yaşına kadar bir çocuğun hangi spor dalıunda hevesli ve yetenekli olduğu da anlaşılabilir. Ailesi ile ortaklaşa işler yapılur. 5. sınıfatan sonra da herkes istediği dalı seçer ve o dalda ayrıntılı olarak bütün bilgileri alır ve antreman saatlerinde de kendini geliştirir.Mesela futbolu seçenler matematik fen bilimleri dersiyle beraber 4 3 3 nasıl bir dizilişe sahip teknik direktör alan savunması yapın dediği zaman oyuncular nasıl dizilir gibi bilgileri tahtada görse ve tartışsa güzel olmaz mı?
Lise zamanı geldiğinde de bu uygulamalar sistemli bir şekilde devam ettirilebilse hem bilgili hem dünya görüşü hem de iyi hocalarla birlikte iyi futbolcular yetiştirebiliriz. İşin maliyetine gelince. Eğer sürekli bir başarı istiyorsak bu paraları vermek zorundayızç Bir kere verelim geleceğimizi kazanalım.
SAMET KOÇ
24 Ekim 2010 Pazar
MİNYATÜR KALE: BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DÜŞÜNMEK
MİNYATÜR KALE: BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DÜŞÜNMEK: " Bu derbiden sonra bütün Fenerbahçeliler tahmin ediyorum biraz üzüntülüdür. Kimse üzülmsin. Bu sonuçla Fenerbahçe'de yeni bir dönem ba..."
BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DÜŞÜNMEK
Bu derbiden sonra bütün Fenerbahçeliler tahmin ediyorum biraz üzüntülüdür. Kimse üzülmsin. Bu sonuçla Fenerbahçe'de yeni bir dönem başladı artık. Son on yılda neredeyse bütün derbilerden puan ve puanlar çıkarıyordu. Bundan sonra sadece derbileri kazanarak bütün sezonu idare etme alışkanlığından kurtulacak. Kurtulmalı da. Her maça ciddiyetle bakarsan derbilerde puan kaybetsen bile kaybedilen bu puanları telafi edersin. Önümüzdeki hafta Aykut hoca bize bunu göstermeli.
Maça Galatasaray iyi başladı. Önde pres yaparak Fenerbahçe'nin organize olmasını engellediler. Pino iki tane nefis şut çıkardı. Volkan yine formdaydı. Volkan olmasaydı Galatasaray ilk yarıyı önde kapatabilirdi. Volkan şu anda dünyanın en kaliteli ilk üç kalecisi içinde. Onu Manchster United kalecisi olarak görmeyi çok isterim. Alex Ferguson'a duyurulur. Van Der Sar'a da artık emekli olma vaktinin geldiği hatırlatılıra tabii. Fenerbahçe maça rehavetle çıkmadı fakat bunu çok abarttılar. Baskı yapmaya çekindiler. Halbuki baskı uygulasalar gs kalesinde pozisyon üretebilirlerdi. Üretkenlik yoktu. Konya maçındaki top alışerişi yoktu. Bunda Galatasaray'n önde basması çok büyük rol oynadı.
İkinci yarı biraz daha hareketliydiler. Sahadaki tek Brezilyalı Fenerli olan Alex büyük ihtimalle Kadıkoy'deki son gs maçına çıktı. Elinden geleni yaptı. Sakatlıktan yeni çıktığı için verimli olamadı.
Kazım'ın saç tıraşı güzeldi. Takımının ve ülkesinin ona verdiği değeri anladı. Eeee kaybettiğimiz şeylerin değerini sonradan anlarız diye boşuna dememişler. Bunu yalnızca formayı dört kez öperek değil sahadaki performansıyla da göstermeli.
Maç 0-0 bitti. Klasik deyimle önümüzdeki maçlara bakacağız. Fenerbahçe'de yeni bir dönem başlamıştır. Fenerbahçe sadece derbi maçları değil diğer maçları da öneme alacaktır. Taraftar artık derbileri kazanmakla mutlu olmuyor. Avrupa'da da başarı zamanı geliyor. Çok YAKINDA...
Maça Galatasaray iyi başladı. Önde pres yaparak Fenerbahçe'nin organize olmasını engellediler. Pino iki tane nefis şut çıkardı. Volkan yine formdaydı. Volkan olmasaydı Galatasaray ilk yarıyı önde kapatabilirdi. Volkan şu anda dünyanın en kaliteli ilk üç kalecisi içinde. Onu Manchster United kalecisi olarak görmeyi çok isterim. Alex Ferguson'a duyurulur. Van Der Sar'a da artık emekli olma vaktinin geldiği hatırlatılıra tabii. Fenerbahçe maça rehavetle çıkmadı fakat bunu çok abarttılar. Baskı yapmaya çekindiler. Halbuki baskı uygulasalar gs kalesinde pozisyon üretebilirlerdi. Üretkenlik yoktu. Konya maçındaki top alışerişi yoktu. Bunda Galatasaray'n önde basması çok büyük rol oynadı.
İkinci yarı biraz daha hareketliydiler. Sahadaki tek Brezilyalı Fenerli olan Alex büyük ihtimalle Kadıkoy'deki son gs maçına çıktı. Elinden geleni yaptı. Sakatlıktan yeni çıktığı için verimli olamadı.
Kazım'ın saç tıraşı güzeldi. Takımının ve ülkesinin ona verdiği değeri anladı. Eeee kaybettiğimiz şeylerin değerini sonradan anlarız diye boşuna dememişler. Bunu yalnızca formayı dört kez öperek değil sahadaki performansıyla da göstermeli.
Maç 0-0 bitti. Klasik deyimle önümüzdeki maçlara bakacağız. Fenerbahçe'de yeni bir dönem başlamıştır. Fenerbahçe sadece derbi maçları değil diğer maçları da öneme alacaktır. Taraftar artık derbileri kazanmakla mutlu olmuyor. Avrupa'da da başarı zamanı geliyor. Çok YAKINDA...
17 Ekim 2010 Pazar
3 DİREK 1 ÇİZGİ: SIFIRA İNMEK
3 DİREK 1 ÇİZGİ: SIFIRA İNMEK: " Almanya maçında gerçekten çok kötü oynadık. Sonucu kabullenebiliriz ama oynana futbolu asla kabul edemeyiz. Sahada ne doğru düzgün bir mü..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
